cetinbaydar

ERZURUM VE TİYATRO
Mustafa Çetin Baydar

Ankara'daki Erzurumluları buluşturan ESAV önemli bir sanat olayına imza attı.Tamer Levent'in yazdığı Masal Kadınlar isimli oyunu öğretmen Kenan Olpak'ın rejisi, Ankara'daki Yüksek Tahsil Öğrencilerinin oyunculukları ile sahneleyen ESAV, perdesini açtığı günden beri seyirciden çok olumlu tepkiler alıyor.

cetinbaydar

Mustafa Çetin Baydar

Erzurum için “Doğu'nun Kilidi” denir. Bu kilidin anahtar yuvası ise hiç kuşkusuz Aras Vâdisi'dir. Selçuklu atlılarının Aras Vadisine “Türk-İslam Damgası” vurdukları Kepertu (Hasankale) Savaşı'ndan (1049) 1914 Rus istilasına kadar Erzurum'u hedefleyen ne kadar askeri harekat varsa istisnasız Aras Vadisine uğramış; buna mukabil, yine bu dönemde barışın zenginlik ve mutluluk kervanları, bu vadiden geçerek Erzurum'u dünyaya bağlamıştır.

cetinbaydar

FALAKAYA YATIRIRIM SENİ!
Yıllar önce bir tiyatro grubu Erzurum'a turneye geliyor. İlk gece
şehrin protokolü ön safta. Tiyatro sanatçısı Ülkü Tamer oyunda kızın
babası rolünü oynuyor, kızını istiyorlar, vermiyor. Çocuk aşk
acısından ölüyor falan filan... Halk acaip etkileniyor oyundan, çoğu
hüngür hüngür ağlıyor. Oyun bitiyor iki polis geliyor kulise,
“Komiserim sizi istiyor” diye. Ülkü Tamer de, “Çok etkilendi tebrik
edecek herhalde” diye kalkıp gidiyor. Karakola bir giriyor, ortalık
buz gibi. Komiser bizimkini görünce sinirle ayağa kalkıyor.

cetinbaydar

KIYMETİNDEN HABERSİZ OLDUKLARIMIZ :1

CAHİT KOYTAK

HAYATI

1949 yılında Erzurum'da doğan şairimiz, ilk ve orta öğrenimini de bu kentte yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Fakültesi'nden 1973 yılında mezun olmasından sonra, kısa bir süre mühendislik yaptı ve ardından serbest ticarete başladı. Çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir, görünürde ticaretle uğraştı.

cetinbaydar

HAS ERZURUMLU “RIFKI SALİM BURÇAK”

1998 Yılı başlarıydı.
Adından hep saygı ile bahsedildiğini duyduğum büyük hemşehrimiz Rıfkı Salim Burçak'ın ev telefonunu tuşlamış, ahizeden gelecek sesi heyecanla bekliyordum.
“-Alo! Sayın Burçak'ın evi mi!”
Olgun bir hanımefendi sesi cevapladı.
“Evet! Buyrun?”
“-Efendim hürmetler arzediyorum. Türkiye Yazarlar Birliği'nden arıyorum. Muhterem hocamla görüşebilir miyim?

cetinbaydar

NAİM HOCA
Mustafa Çetin Baydar

İnsanlar da kitaplar gibi okunması gereken varlıklardır.
Ama bizde ne kitaplar, ne de Şeyh Galib'in :
“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen” dediği insanlar, doğru dürüst okunmaz.
İnsanlar her saati ibret dolu bir ömrü tamamlayıp hayat defterini kapar giderler de arkadan bu defterin kapağını kaldıran ya bulunur, ya bulunmaz.
“Ölülerinizi hayırla anın” emri de “hayattan mâna çıkarma” prensibi yerine yaratılış esrarına olan körlükler sebebiyle, çoğu zaman “ölü ardı dalkavukluklara” dönüştürülür.

cetinbaydar

Erzurumdan Siyasi fıkralar
Mustafa Çetin Baydar

KAYMAKAMIN SEÇİM MERAKI

Yaklaşan seçimler genç kaymakamda derin bir merak uyandırır. Köylü hangi partiden yana oy kullanacaktır? Kasaba bürokratlarından bir kaçını da ardına takan kaymakam bir dağ köyüne doğru yola koyulur. Mevsim bahar, suların coşkun zamanı.. Köyün altından akan dere bir türlü geçit vermez. Kaymakam bağır çağır köy muhtarına sesini duyurur; muhtar gelir davetsiz misafirleri sırtlayarak teker teker sudan geçirir.
Konuklar köy odasında ikramlandıktan sonra kaymakam muhtarı yoklar.

cetinbaydar

ERZURUM'UN ABARTI USTALARI

Evliya Çelebi'den iki fıkra

ERZURUM'DA YAZ OLDUĞUNA RAST GELDİN Mİ?

Bir dervişe nerden geliyorsun?” demişler.”Kar rahmetinden geliyorum” demiş. “O ne diyardır?” demişler. “Soğuktan ere zulum olan olan Erzurum'dur” demiş. “Orada yaz olduğuna rast geldin mi? Demişler. “Vallahi 11 ay 29 gün sakin oldum, halk hep “yaz gelecek dediler, ben görmedim” demiş.

DAMDAN DAMA SIÇRARKEN HAVADA DONUP KALAN KEDİ

cetinbaydar

KÖY VE KÖYLÜLÜK ÜZERİNE ERZURUM FIKRALARI

YAYLA BEYİ

cetinbaydar

“ANITKABİR-ERCİYAS” EKSENLİ “ MİNYATÜR TURAN”A DOĞRU
Mustafa Çetin Baydar

Hür Gelecek'in geçen haftaki sayısında “2024 Anadolu Türkmen Devleti” romanı “Pat!” diye bitiverdi. Soluksuz koşturup, Derviş Edib'i buldum:
“-Anti Ütopyaların kötü ve mide bulandırıcı hikayeler anlatarak müstakbel iyinin tohumlarını ekme sanatı olduğunu bilirdik. Kardeşim! tarlayı hazırladın, doğru dürüst ekmeden nereye gidiyorsun?”
Kararlı bir tavırla cevapladı:
“-Kara Naci, kes dedi, ben de kestim!”